İşveren Bilgilendirme Toplantısı -I-

İşveren Bilgilendirme Toplantısı -I-

Sendikamız tarafından düzenlenen İşveren Bilgilendirme Toplantısı’nın ilki 08 Haziran 2016 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi.

Sendikamız tarafından düzenlenen ve seri olarak devam etmesi planlanan İşveren Bilgilendirme Toplantısı’nın ilki 08 Haziran 2016 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi. İlk toplantının konusu Meslek Hastalıkları olarak belirlendi.

İş Sağlığı ve Güvenliği konusunun iş ortamında artan önemine dikkat çekmek ve bu konuda bir dizi bilgilendirme ve bilinç oluşturmak amacıyla düzenlenen toplantıya üye işyerlerimiz ile birlikte sektör temsilcilerinden çok sayıda katılım sağlandı.

Özellikle seramik sektörünü ilgilendiren meslek hastalıklarının hem tıbbı, hem hukuksal açıdan değerlendirildiği toplantıya, konuşmacı olarak Acıbadem Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilal Altınöz ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Gülsevil Alpagut katıldı.

Seramik Sektöründe risk faktörü oluşturan Meslek Hastalıklarının tanımı, seyri, tedavi süreci ile korunma yöntemleri üzerine bir konuşma yapan Dr. Hilal Altınöz; ILO’ya göre iş kazaları ya da meslek hastalıklarının üretimde yıllık % 4 kayba sebep olduğunu belirterek, bunun da (hastalıkların, kazaların direk ya da indirek etkisiyle) 2,8 trilyon dolar maliyet anlamına geldiğini söyledi.   

Fransız hükümetinin yılda ortalama 1,3-1,9 milyar euro meslekle oluşan hastalıklara harcadığına dikkat çeken Dr. ALTINÖZ, meslek hastalıkları konusunda gereken hassasiyet gösterilmesi konusunda taraflara önemli görevler düştüğünü belirtti.

Konuşmasında, meslek hastalıkları konusunda seramik sektörün en büyük sorunlarından biri olan silikoz hastalığı hakkında önemli bilgiler veren Dr. Altınöz; Silikoz hastalığının özellikle; Kazma, Delme, Tünel açma, Taş ocakları-madenler (kömür, altın, kalay, demir, bakır, nikel, gümüş, granit, tungsten, uranyum vb), Gemi yapımında çeliğin boyaya hazırlanması, Mücevher kesme, işleme, cilalama, Cam, kristal imalatı, Tuğla imalatı, Seramik, porselen, çini yapımı, Dökümhanelerde döküm kalıptan çıkarıldıktan sonra temizleme, perdahlama, çapak giderme, cilalama, Diş protezi, Kot taşlama, teflon eşya imalatı ‘nda görüldüğünü kumlama işleminin yüzey temizleme aşındırıcısı olarak kullanılan farklı şekil ve büyüklükteki aşındırıcılar açısından çok geniş spektrumda yapılan bir işlem olduğunu ve tedavisinin bulunmadığını ifade etti.

Korunmanın temel esas olduğuna işaret eden Dr. Altınöz, işverenin ve işçinin eğitilmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca işyerlerinde; Havalandırma, lokal vakum teknikleri, işlemlerin kapalı sistemler içerisinde yapılması, ıslak temizleme teknikleri, uygun maske seçimi ve mümkünse silikadan farklı bir materyel kullanımı gibi koruyucu önlemler alınması gerektiğini ifade etti.

İşçinin işe alınırken mutlaka İşe giriş muayenesi yapılmasının erken tanı açısından önemli olduğunu ve alınan bir akciğer filminin özellikle ILO standartlarında değerlendirilmesinin önemine işaret ederek,   hastalığa yakalanma durumunda maruziyetten uzaklaştırmak gerektiğini, ileri dönemde solumun yetmezliği ve buna bağlı olarak sürekli oksijen tedavisi, hatta akciğer nakline kadar gidebilecek bir süreç olduğunu söyledi.

Çalışma koşullarının bir gelişmişlik göstergesi olduğunu vurgulayan Dr. Altınöz, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için ne yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı:Ekonominin kayıt altında alınmalı, kaçak ve kötü koşullarda işçi çalıştırmanın önüne geçilmeli,  işsizlik oranının azaltılarak çalışanları kötü koşullarda çalışma zorunluluğunun azaltılmalı, iş yerlerinin etkin denetimi sağlanmalı, silika yerine alternatif yöntemlerin kullanılmalı, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının işveren ve çalışanları bilinçlendirmeli.

Dr. Altınöz çalışanların mutlaka uygun çalışma ortamında çalıştırılması gerektiği konusunun altını çizdi.

Toplantının ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Gülsevil Alpagut, Hukuki açıdan meslek hastalığının teşhisi halinde işverenin yükümlülük ve risklerinin neler olduğu, bu kapsamda alınması gereken iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile çözüm önerileri hakkında bilgiler verdi.

Konuşmasının başında, 5510 sayılı SSGSSK md. 14’ne göre meslek hastalığını “Sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir. “ şeklinde tanımlayan Prof. Dr. Alpagut, öncelikle çalışanın sigortalı olması ve hastalık veya sakatlığın yürütülen işin sonucu olarak ortaya çıkmasının meslek hastalığının unsurları olduğuna işaret etti.

Prof. Dr. Alpagut, “Herhangi bir hastalığın meslek hastalığı olduğu klinik ve laboratuvar bulgularıyla kesinleştiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyeri incelemesi ile kanıtlandığı hallerde yükümlülük süresi aşılmış olsa bile hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine SSYüksek Sağlık Kurulunun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir” dedi.

İşverenin İşçiyi Gözetme Borcu’na da değinen Prof. Dr. Alpagut, Türk Borçlar Kanunu md. 417/2 uyarınca; “İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür” dedi. Meslek hastalığı konusunda İşverenin Hukuki ve Cezai olmak üzere önemli sorumluluklar üstlendiğini de değinen Prof. Dr. Alpagut, konuşmasına şöyle devam etti:” İş kazasına veya meslek hastalığına uğrayan kişinin sigortalı olması halinde Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca kendisine gerekli sağlık yardımları yapılır. Geçici ve sürekli iş göremezlik ödenekleri bağlanır. Sigortalının ölümü halinde hak sahiplerine gelir bağlanır. Ödenek ve gelir için bekleme süresi aranmaz. Ödenek sigortalıya iş göremezliğin doğduğu ilk günden itibaren ve her gün için ödenir. Sigortalı meslekte kazanma gücünün en az % 10’unu kaybetmiş ise sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Meslek hastalığı sonucu Meslekte Kazanma Gücünün Kaybının tespitinde Sağlık Bakanlığı Meslek Hastalıkları Hastaneleri ile Kurumca belirlenecek Üniversite Hastaneleri yetkilidir. Ancak bu yardımlar çoğu kez zarara uğrayanın veya hak sahiplerinin gerçek zararını karşılamaz. SGK zarara uğrayan işçinin veya desteğinden yoksun kalanların manevi zararlarını karşılayacak herhangi bir ödeme de yapmaz. İşçi veya ölümü halinde destekten yoksun kalanlar SGK tarafından karşılanmayan zararları için işverene başvurabilirler. “

Prof. Dr. Alpagut, İşçinin işverenden; Maddi tazminat, Manevi tazminat veya Destekten yoksun kalma tazminatı istemesi durumunda ise;

  • Kural kusur sorumluluğu: işverenden maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi veya destekten yoksun kalma tazminatı için işverenin iş güvenliği önlemlerini alma ve özen gösterme yükümlülüğüne aykırı davranışı veya ihmal göstermesi nedeniyle iş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmiş olmalıdır.
  • Gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması, kişisel koruyucu temin edilmemesi, teknik araçlar kullanılarak ortamdaki tozun önlenmemesi, işçinin alınan önlemlere uyup uymadığı konusunda denetlenmemesi, işçiye eğitim verilmemesi, sağlık gözetiminin yapılmaması
  • Borçlar Kanunu md.71/1: “Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur”
  • TBK 72/2 “Bir işletmenin mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir.
  • TBK 71/son “Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler. Bu izinler alınmadan açılan işletmelerde meydana gelen iş kazası ve meslek hastalıklarından doğacak zararların tümünden işverenler kusursuz sorumlu olacaklardır”.
  • Maddi tazminat, çalışma gücünün kaybından doğan zararlar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar, tedavi masrafları.
  • Destekten yoksun kalma tazminatı: ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu nedenle uğradıkları kayıplar
  • Manevi tazminat:

İşçinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümü halinde yakınları manevi tazminat talep edebilirler. Yargıtay’a göre; “Burada önemli olan aile hukuku çerçevesinde yakınlık değil duygusal yakınlıktır. Böyle olunca da uzak ya da yakın hısımlık bağları yerine ölenle çok yakın ve içtenlik taşıyan bir bağlılığın varlığı aranır”.

  • İş kazası veya meslek hastalığı işçinin bedensel zararına yol açmış ve ölümle sonuçlanmamışsa, manevi tazminat talep hakkı kural olarak zarara uğrayan işçiye aittir.
  • Ağır bedensel zarar…halinde, zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar” verilebilir.
  • Ceza sorumluluğu şahsidir. Tüzel kişi olan ticari şirketlerin ceza hukuku anlamında sorumluluğu bulunmaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz.
  • Ceza sorumluluğu kapsamında taksirle yaralama veya taksirle ölüm.
  • Taksir dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
  • Taksirli suçlarda fail öngörülebilir bir neticeyi öngördüğü halde önlem almamışsa, bilinçli taksirin varlığı kabul edilir.
  • Fail öngörülebilir neticeyi dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı nedeniyle öngörmemişse taksirden söz edilir” dedi.

Konuşmasının sonunda İSG Profesyonellerinin hukuki ve cezai sorumluluklarına değinen Prof. Dr. Alpagut, İşveren iş kazası ve meslek hastalığı sonucu ödediği tazminatı, kusurları oranında hizmet sunan kuruluşlar ile işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanına rücu edebileceğine işaret etti. “İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ile yapılan sözleşme hizmet sözleşmesi olduğundan sorumluluğun sözleşme ile kaldırılması mümkün değildir. Yine OSGB’lerinin de işverenle yapacakları sözleşme ile hafif kusur da dahil olmak üzere sorumluluklarını kaldırmaları mümkün olmayacaktır” dedi.  

Toplantının soru – cevap bölümünde konuşmacılar kendilerine yöneltilen soruları yanıtladılar. Toplantının sonunda bir konuşma yapan sendikamız Yönetim Kurulu Başkanı Atalay GÜMRAH, işveren sendikası olarak misyonlarının işyerlerinin rekabetçi ortamlarına katkıda bulunmak, ücret maliyetini belirleyen unsurları araştırmak ve çözüm üretmek olduğunu belirterek, “ İşveren Bilgilendirme Toplantısının ilk konusu meslek hastalıkları üzerinedir ve sektörümüzün önemli bir sorununa dikkat çekmek için düzenlenmiştir. Amacımız bu konuda bilinçlendirmeyi artırmak, sağlıklı bir çalışma ortamı yaratmaktır” dedi.

Oldukça başarılı geçen toplantı yeni belirlenecek konuları ile devam edecektir.

 

 

 

İşveren Bilgilendirme Toplantısı -I-

Beylerbeyi Mahallesi, Havuzbaşı Sokak No: 40 Üsküdar 34676 İstanbul - Türkiye

toprak@toprakisveren.org.tr

0216 422 09 39

0216 422 09 49